Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

benim sayfam

Haziran 2007 tarihli yazilar (sayfa 1)Haziran 2007 tarihli diger ogeler resimler , videolar

ESKİ YANLIZLIĞIMDIR AŞK BENİM




En eski yalnızlığımdır aşk benim
Gitgide büyüyen karanlıklarla
Ne zaman sevdiysem kavruldu tenim
Bir ateşin açtığı yanıklarla

Sabahı olmazdı çok gecelerin
Alır, götürürlerdi beni onlar
Öptüğüm elleriyle, korkunç derin
Bir uçurumun kenarına kadar.

Sonra bırakır giderlerdi, üzgün
Bakardım sessizce arkalarından
Sonra umutsuzluk, gözyaşı ve kan.

Bütün umutlarım biterdi bir gün
Bir gecenin orsatında kalırdım
Tek başıma ben, ben ve yalnızlığım.

Ümit Yaşar Oğuzcan

AŞKTAN NEFES ALAMADIĞIM YERDE



Çocukluğumun bahçesiydin sen
Bütün bilinen mutluluklardan uzakta,
O sarışın akşam üstlerinde,
Istırabın eşiğinde…
Nefesim sıkıştığında seni sevmekten
Ömrümü okurdum o acı neşede,
Boşalırdı ağzımdan o kanlı nefes
Sonra çok özlendiği için acımasızca talan edilen
Her baharda dönerdim oraya…
O sarışın akşamüstleri
Hiç gitmediğim uzaklardan döndüğüm yer olurdu…
Bilinen bütün mutluluklardan uzakta
Kalırdım orada,
Kalırdım çocukluğumun bahçesinde,
Aşktan nefes alamadığım o yerde…

Cezmi Ersöz

BEKLEDİĞİM

Anlamlandıramadığım bir hayaldin,
Gelmeni boşuna beklediğim
Belki beni çok sevmiştin kimbilir..
Belki de bendim çok isteyenim.
Şimdi nerdesin kiminlesin..
Yine beni severmisin..
İnan bunu bilmeyi çok isterdim.
Hep beklediğim..

20.haziran 2007

Gaye Nihal

GÜN EKSİLMESİN PENCEREMDEN




Ne doğan güne hükmüm geçer,
Ne halden anlayan bulunur;
Ah aklımdan ölümüm geçer;
Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.

Ve gönül Tanrısına der ki:
- Pervam yok verdiğin elemden;
Her mihnet kabulum, yeter ki
Gün eksilmesin penceremden!

Cahit Sıtkı Tarancı

VAZGEÇTİM SENDEN

Vazgeçtim senden..
Seninle gülüşmelerimizden,
Gözgöze söylediğimiz,
Sevda türkülerinden..
Bakışlarında aşkı görmekten..
Ellerinden, dokunuşlarından,

Öpücüklerinden..
Kulağıma usulca söylediğin,
Seni çok seviyorumlardan..
Sevmenin acısından,
Sevilmenin tadından..
Umutlarımdan, senden..
Vazgeçtim artık her şeyden..
Sen vazgeçmesende benden..
Ömrümce seni sevmekten..
Alıkoyamasamda kendimi ben..
Vazgeçtim senden.

18.haziran.2007

Gaye Nihal

YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİR ŞEY VAR





Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiçbir seyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana.

Ataol Behramoğlu

SENİN İÇİN

			 
			
			Ne ararsın bilmem ki şu virane kalbimde, 
			Tadımı kalmış öpülesi dudakların.. 
			Yaş gelmiş otuzbeşe, 
			Dokunsan...koklasan.. 
			Öpsende nafile...
			Umutsuz gönlüm yaralı.. 
			Sense hayatın başında.. 
			Ölümsüz aşklar peşinde.. 
			Öyle derinki bendeki kesikler, 
			Bir gün kapanır mı asla bilinmez .
			Sende mevsim ilkbahar.. 
			Önünde kocaman bir ömür var.. 
			Aşk geride bıraktığı harabe bile olsa.. 
			İllaki yaşanmalı tatlı tatlı.. 
			Delicesine sev aşık ol. 
			Acısını çek, her anını yaşa. 
			Yıllar sonra, hatırlanan.. 
			Ne öpülesi dudaklar ,
			Ne de sütun gibi bacaklar.. 
			Yanında kalanlarsa ,
			Sadece dostlar ..
			 
			
			
			6 mart 2007 
			
			 
			
			
			 
			
			Gaye Nihal 
			

BİR FOTOĞRAFA





Karsimdasin iste...
Bana bakmasan da oradasin, görüyorum seni.
Ah benim sevdasinda bencil, yüreginde saglam sevdigim.
Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbasi oldu yüregim.
Tikandigim o an,
Elimi nereye koyacagimi sasirdigim o an iste,
Aklimdan o kadar çok sey geçti ki takip edemedim.
Ellerim boslukta, ben darda kaldim.
Ellerim buz gibi, ben harda kaldim.
Bir senfoni vardi kulagimda çalinan,
bitti artik hepsi...

Köseme çekildim, hani hep kaldigim köseme.
Bakis açim belli oldu yine.
Geride kalan, ardindan bakar gidenlerin.
Bir meltem olacak rüzgarim dahi kalmadi benim.
Daglara çarptim her esisimde.
Yollara küfrettim her gidisinde.

Demistim sana hatirlarsan:
“Önemli olan ‘zamana birakmak’ degil,
‘zamanla birakmamak’tir..”
Simdi bana, geçen o zamanin
Unutulmaz sancisi kalir

Gittigim eger bensem, söyle bana kimden gittim?
Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...

Nazım Hikmet Ran

SAKLA YAMALARINI KALBİM

Ne gül,
ne yarın!
Gül, küle karılmış günlerin tortusunda.
Yarın, vurulmuş yatıyor bugünün avlusunda.
Sakla yamalarını kalbim...
İnsanlar büyüdükçe günler kısalırlar;
günlerimiz gibi aşklarımız da
yittikleri duraklarda kalırlar.
Sakla yamalarını kalbim...
Kendini bıçak gibi ışıyan yeni güne bağışla.
Yürü, arkana bakma, ama umursa.
B a z e n a n ı l a r a e n ç o k y a k ı ş a n e l b i s e,
b i r k a ç d a m l a g ö z y a ş ı d ı r u n u t m a...


Nazım Hikmet Ran

ÖZLEDİM SENİ

özledim seni...
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin...
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
Yokluğun,
Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
aksamları her isi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
oynaşmalarımızı,
yürüyüşlerimizi,
sevimli haşarılığını,
çocuksu küskünlüğünü...
Nasılda serttin başkalarına karşı
beni savunurken;
ve ne kadar yumuşak
bir çift kısık gözle kendini
ellerimin okşayışına bırakırken
Gitmeni asla istemediğim halde
buna mecbur olduğunu görmek
ve sana bunları söylemeden
´´git artık´´ demek
´´beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk
kavuşacaksın mutluluğa´´
demek sana nede zor
seni görmemek ve belki yıllar sonra
karsılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek....

Can Yücel